Yapıyoruz.tr.gg Tarafından Tamamen Özel Olarak Hazırlanan Saydam Tasarım 19'a Hoş Geldiniz.Daha Fazlası İçin Tıklayın
reklam
 

Tasarımlarınızı Yapıyoruz

Saydam Tasarım

Eğitim Adresiniz

konu1 Sİzlere Daha İyi Tasarımlar Sunmak İçin Devamlı Çalışıyoruz Tasarım Yapiyoruz.tr.gg Aittir ;) konu2 Bu Tasarım Saydam Olarak Hazırlanmıştır.Yani Arka Plana Göre Kendini Düzenler Deneyiniz ;) konu3 Eğitim Videolarımız İle Ders öğrenmeye Hazırmısınız O Zaman Bu Konuyu Zİyaret Etmeyi İhmal Etmeyin ;)

Css Eğitim Merkeziniz

HTML Kodları

Google Reklamları

konu1 Css Hakkında Geniş Bilgi Almak İçin Bu Konuya Bakmayı İhmal Etmeyin. konu2 Sürülerce HTML Kodları İçin Bu Sayfaya Kesinlikle Bakmalısınız. konu3 Google Reklamlarını Sitenize Almakmı İstiyorsunuz Bu Konuya Bakmanızda Fayda Var ;)

İcon Arşivimiz

Grafik Tasarım

İyi Bir Tasarım?

konu1 Sürülerce İcon Web Tasarımında İşinize Yarıyacak Sürülerce İconu Bu Sayfada Bulabilirsiniz. konu2 Photoshop,Firefoworks v.b Programlarından Grafik Tasarımı Hakkında Bilgi Almak İçin Bu Konuya Bakınız. konu3 İyi Bir Tasarım Nasıl Olmalı İçeriği ve Devamı Hakkında Topladıklarımız Bilgilere Buradan Ulaşabilirsiniz.



Teknoloji

Inavasyon

İnovasyon Nedir?

En basit tanımıyla inovasyon, farklı, değişik, yeni fikirler geliştirmek ve bunları uygulamaktır.
Bu fikirler, daha önce çözülmemiş sorunları çözmek veya daha önce karşılanmayan ihtiyaçlara
cevap vermek amacıyla geliştirilebilir. Ya da zaten var olan pek çok ürün ve hizmeti daha güzel,
daha kullanışlı, daha çok insanın işine yarayacak hâle getirmeyi amaçlayabilir. Bu fikirlerin hayata
geçirilmesi ve ortaya ürün, hizmet veya iş yapış yöntemlerinin çıkarılmasıyla ve ardından bu ürün ve
hizmetlerin satılmaya veya iş yapış yöntemlerinin uygulanmaya başlanmasıyla inovasyon yapılmış
olur.
İnovasyon süreci, bilginin ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürülmesi olarak tanımlanır.
Bu nedenle de teknik, ekonomik ve sosyal süreçlerin oluşturduğu bir bütündür. Bireylerde ve
toplumda değişime olan istek, yeniliğe açıklık ve girişimcilik ruhuyla özdeşleşen bir kültür gerektirir.
 
İnovasyon Örnekleri
Bir firma, yıkandığında buruşmayan, dolayısıyla da ütü gerektirmeyen kumaş geliştirip üretir
ve satarsa inovasyon yapmış olur. Başka bir firmanın daha iri, bol ürün veren, hastalıklara dayanıklı
domates üretmek için domates tohumlarını geliştirmesi de inovasyondur. Diğer bir firmanın, insan
sağlığı için yararlı bir yağ olan Omega 3 içeren yumurtalar üretmesi ve bunları çocukların ilgisini
çekecek ve onları yumurta yemeğe özendirecek şekilde güzel paketler içinde satması da bir
inovasyondur. Ya da bir hastane, hastalarının tahlil sonuçlarını internetten görebilmelerini sağlıyorsa
o da inovasyon yapmış olur.
İnovasyon Neden Önemlidir?
Yukarıdaki örneklerde bahsettiğimiz, hasta tahlil sonuçlarını internetten veren hastane,
buruşmayan kumaşı, verimli domates tohumlarını ve Omega 3’lü yumurtaları üretip satan firmalar
diğer hastanelere ve firmalara göre rekabet avantajı kazanırlar. Yani bu tür hizmet ve ürünlerin
alıcıları ve kullanıcıları, rakip konumdaki diğer hastanelerin ve firmaların yerine bu hastaneyi ve
firmaları tercih ederler. Dolayısıyla bu hastane ve firmalar daha çok müşteri çeker; daha çok ürün
satar ve daha büyük gelir elde ederler. Böylece daha hızlı büyürler; daha çok insana iş imkânı
sağlarlar. Ürünlerini iç pazarda satmakla yetinmeyip ihraç da ederler. Bu da işlerini daha da
büyütmeleri ve kendi ülkelerinin kalkınmasına ve gelişmesine büyük katkı sağlamaları anlamına
gelir.
Bu nedenle, inovasyon yapan firmaların, hastanelerin, restoranların, marketlerin, otellerin,
bankaların vb. (yani işletmelerin) bulunduğu ülkelerde işsizlik azalır; kişilerin kazançları artar; herkes
daha iyi şartlarda yaşamaya başlar. Bir ülkede ne kadar çok inovasyon yapan işletme varsa, o
ülkenin insanlarının yaşam kalitesi ve refahı o kadar artar. İnsanlar çok daha iyi şartlarda yaşar; çok
daha iyi hizmetlerden yararlanır ve çok daha yüksek gelirler elde ederler. Aynı zamanda ülkenin de
rekabet gücü artar. Bunun anlamı ise, o ülkenin diğer ülkelere göre daha güçlü bir konuma
yükselmesidir. Hepimizin arzusu ve isteği, herkesin daha iyi şartlarda yaşaması, ülkemizin ve
toplumumuzun kalkınıp gelişmesi olduğuna göre bize bu kapıları açacak anahtar inovasyondur
Finlandiya Başarısını İnovasyona Borçlu
Dünya Ekonomik Forumu’nun yaptığı rekabetçilik araştırmalarına göre son yılların rekabet gücü
en yüksek ülkesi Finlandiya.
Ülke, inovasyona yaptığı yatırımla, güçlü bir ekonomi ve yaşam seviyesi yüksek bir toplum
yaratmayı başardı. Fin hükümeti, yaklaşık 20 yılı önce inovasyona büyük kaynaklar ayırmaya ve
inovasyonu teşvik eden bir ortam yaratmaya başladı. Bu yatırımlar, ekonomik durgunluk
dönemlerinde bile azalmadı. 1990’ların başında yaşanan ve işsizliği yüzde 20’lere tırmandıran
krizin etkileri de bu sayede hızla atlatıldı. Krizden hemen sonra kapsamlı bir ulusal eğitim ve
araştırma programı başlatıldı. Bu programın bir gereği olarak üniversiteler ve şirketler
arasında güçlü bir ağ kuruldu.
Böylelikle ormancılığa ve tarıma dayanan ekonomi, yerini hızla sanayiye dayalı ekonomiye,
ardından da inovasyon ekonomisine bıraktı. 2000’li yıllarda, bilişim teknolojileri sektörü
Finlandiya ekonomisinin itici gücü hâline geldi.
Bunun yanında, metal ve mühendislik sektörleri ile orman ürünleri sanayiinde de inovasyona
dayalı rekabetçilik devlet tarafından desteklenmeye devam etti. Sonuçta, 1985’lerde 10.470
Dolar olan kişi başına düşen millî gelir, 2004’te 29.000 dolar’a ulaştı.
Kaynak: Elçi Ş. “İnovasyon: Kalkınmanın ve Rekabetin Anahtarı”, 2006
Diğer Önemli Kavramlar
İnovasyon ve türleriyle ilgili ayrıntılara girmeden önce bazı önemli kavramlara göz atmakta
yarar var. Bu kavramlardan ilki “pazar”. Pazar, bir ürünün veya hizmetin gerçek alıcılarını ve
potansiyel (alma ihtimali olan) alıcılarını ifade eder.
İşletmeler, ürün ve hizmetlerini genellikle pazardaki belli alıcı gruplarına hitap edecek şekilde
tasarlar ve sunarlar. Bu alıcı gruplarına hedef pazar adı verilir. Yukarıda sözü edilen örneklerdeki
Omega 3’lü yumurtaları üreten işletmenin, yumurta paketlerini çocukların ilgisini çekecek şekilde
hazırladığını söylemiştik. Bu onun yumurtaları çocuklara satmayı hedeflediğini; dolayısıyla da bu
işletmenin Omega 3’lü yumurtalardaki hedef pazarını çocukların oluşturduğunu gösterir.
Yıkanınca buruşmayan ve ütü gerektirmeyen kumaşı kullanarak beyaz masa örtüleri diken ve
bunları pazara sunan bir işletmenin hedef pazarını restoranlar oluşturur.
İnternetten tahlil sonuçlarını veren hastanenin hedef pazarını ise interneti kullanmayı bilen ve
internete erişme imkanı olan eğitim ve gelir düzeyi yüksek hastalar oluşturur.
İşletmelerin, ürün ve hizmetlerini satmak için yaptıkları planlama, fiyatlandırma (yani ürünün
ve hizmetin fiyatının ne olacağını belirleme), tanıtma (reklam yapma) ve dağıtma (marketlere
gönderme ya da internet üzerinden satma) sürecine pazarlama denir.
İnovasyon Türleri
Ürün inovasyonu: Bir işletme tarafından pazara sunulan, elle tutulup gözle görülen nesneler
ürün olarak adlandırılır. Bir işletmenin farklı, yeni, değişik bir ürün geliştirmesi ve bunu pazara
sunması ürün inovasyonu yapması anlamına gelir. Ancak işletmelerin ürün inovasyonu yapmak için
illa ki yeni bir ürün üretmeleri gerekmez. Var olan ürünlerini daha iyi, daha kaliteli, daha üstün
özelliklerde yapmak için değiştirir ve farklılaştırırlarsa da ürün inovasyonu yapmış olurlar.
Yukarıdaki örneklerde bahsettiğimiz kumaş, domates tohumu ve yumurta birer üründür.
Bunların, pazardaki diğer kumaşlardan, domates tohumlarından ve yumurtalardan farklı ve değişik
olacak şekilde geliştirilip üretilmeleriyle yapılan da ürün inovasyonudur. Yani, buruşmayan kumaş,
daha verimli ve hastalıklara dayanıklı domates tohumu ve çekici ambalajlarda satılan Omega 3’lü
yumurtalar ayrı ayrı birer ürün inovasyonudur.
Hizmet inovasyonu: Bir işletme tarafından pazara sunulan, alıcılara sağlanan faydalar
hizmet olarak adlandırılır. İşletmeler hem ürün hem de hizmet sunabildikleri gibi sadece ürün veya
sadece hizmet sunabilirler. Örneğin, hastaneler ve oteller genellikle sadece hizmet sunarlar. Ama
restoranlar hem hizmet hem de ürün sunarlar (Yemekler onların ürünleridir.). Bir bilgisayar üreticisi
ürün sunar; bilgisayar onun ürünüdür. Ama sattığı bilgisayarı evimize kadar teslim ederse veya daha
sonra bunun bakımını ve tamirini yaparsa hizmet sunmuş olur.
Bir işletmenin yeni, farklı ve değişik bir hizmet geliştirip bunu müşterilerine sunması hizmet
inovasyonudur. Ürün inovasyonunda olduğu gibi hizmet inovasyonunda da daha önce sunulmayan
bir hizmeti sunmak şart değildir. Zaten sunulmakta olan hizmetleri daha çok müşteri çekecek şekilde
değiştirmek ve farklılaştırmak da hizmet inovasyonu yapmak anlamına gelir.
Bir hastanenin hastalarına elden vermekte olduğu tahlil sonuçlarını internetten veriyor olması
bir hizmet inovasyonudur. Böylece, hastalarının işini kolaylaştırmış; tahlil sonuçlarını almak için
hastaneye gitme zahmetinden kurtarmış olur. Böyle bir hizmet sunduğu için de uzak mesafelerde
oturan ya da işleri çok yoğun olan hastalar, bu hizmeti sunmayan diğer hastanelere gitmek yerine, o
hastaneye gitmeyi tercih ederler.
Pazarlama inovasyonu: Ürün ve hizmetler pazara sunulmak amacıyla geliştirilir ve üretilir.
Ürün ve hizmetlerin daha çok satılması için daha fazla sayıda müşteri çekebiliyor olması gerekir.
Daha fazla müşteri çekebilmek için ürün ve hizmetlerde farklı, değişik ve yeni tasarımların,
ambalajların ve pazarlama yöntemlerinin geliştirilip kullanılması pazarlama inovasyonu olarak
adlandırılır. Önceki bölümlerde sözü edilen Omega 3’lü yumurtaları çocukların ilgisini çekecek ve
onları yumurta yemeğe özendirecek şekilde değişik paketlerde pazara sunan firma, pazarlama
inovasyonu yapmış olur.
Pazarlama inovasyonuna başka bir örnek olarak internet üzerinden yemek siparişi alıp bu
siparişlerin müşterilere ulaştırılmasını verebiliriz. Bu hizmeti veren işletme, Türkiye’nin çeşitli illerinde
yaşayan kişilerin o ildeki restoranlardan getirtecekleri yemekleri İnternet üzerinden sipariş etmelerine
olanak sağlayabilir. Bu şekilde, örneğin Erzurum’da oturan bir kişi, evine yemek siparişi verecekse
bunu işletmenin web sitesi adresini girerek yapabilir. Böylece kendi şehrinde bulunan ve bu siteye
kayıt yaptırmış olan restoranlardan istediği yemeği seçip evine getirilmesini sağlayabilir. Yemeklerini
bu şekilde satmakta olan restoranlar pazarlama inovasyonu yapmış olurlar ve böylece internette yer
almayan restoranlara göre rekabet avantajı kazanırlar. Bu restoranların yer aldığı internet sitesini
işleten firma da hizmet inovasyonu yapmış olur. Daha önce kimsenin sunmadığı bir hizmeti sunarak
(internetten yemek sipariş etme hizmeti) gelir elde eder ve işini büyütür.
Organizasyonel inovasyon: İşletmeler sadece ürün ve hizmetlerini geliştirip farklılaştırarak
inovasyon yapmazlar. Bir işletmenin rekabet avantajı yakalayıp bunu koruyabilmesi için çalışma ve iş
yapış yöntemlerini geliştirmesi, farklılaştırması ve yenilemesi gerekir. Bu, geliştirme, farklılaştırma ve
yenileme faaliyeti organizasyonel inovasyon olarak adlandırılır.
Örneğin, bir firmanın Japonlar tarafından 1990’larda geliştirilen “sürekli iyileştirme” (kaizen)
yöntemini kullanmaya başlaması bir organizasyonel inovasyondur. Bu yönteme göre işçiler de dâhil
olmak üzere bir firmadaki tüm çalışanlar yaptıkları işle ilgili süreçleri iyileştirme konusunda söz
sahibidir ve sürekli olarak bu iyileştirme fikirlerine kafa yorarlar. Önerilen iyileştirme fikirleri yöneticiler
tarafından değerlendirilir ve uygun bulunanlar uygulamaya konulur. Bu yöntem sayesinde başta
Japon firmaları olmak üzere, dünya genelinde sektöründe lider pek çok firma en düşük maliyet ve en
yüksek kaliteyle üretim yapıp rakiplerinin önüne geçmeyi başarmıştır. Bunun bir sonucu olarak da
sürekli büyüyüp istihdam yaratarak ülke ekonomilerine ve toplumlarına büyük faydalar
sağlamaktadırlar.
İnovasyon Nasıl Yapılır?
İşletmelerin rekabet avantajlarını koruyabilmeleri için sürekli inovasyon yapmaları gerekir.
Bunun için de ürettikleri ürünleri ve sundukları hizmetleri daha iyi, daha yararlı, daha kaliteli ve daha
çekici hâle getirmenin; yaptıkları işleri daha iyi, daha etkin ve daha verimli yapmanın yollarını ararlar.
Müşterilerin değişen ihtiyaçları, yeni müşteri istekleri, teknolojideki gelişmeler gibi pek çok fırsat
onların inovasyon fikirleri geliştirmelerini sağlar.
Örneğin, müşterilerin doğal besinlerle sağlıklı beslenmeye yönelik artan ilgilerini fark eden bir
firma “organik süt” üretmeye başlayabilir. Organik süt, tamamen doğal ve sağlıklı bir ortamda yetişen
ineklerden alınır ve yine doğal ve sağlıklı bir süreçten geçirilerek nakledilip işlenir. Sağlıklı ve doğal
beslenmek isteyen müşteriler diğer sütler yerine organik süt üreten işletmenin sütlerini tercih ederler.
Dolayısıyla bu işletme, müşterilerin değişen ihtiyaçlarına (sağlıklı beslenme) ve yeni müşteri
isteklerine (doğal ürünler kullanma) cevap vermiş; bu fırsatları kullanarak inovasyon yapmış olur.
Teknolojideki gelişmelerle yakalanan inovasyon fırsatlarına güzel bir örnek, yukarıda sözü
edilen internet üzerinden yemek siparişi alan işletmenin faaliyetleri gösterilebilir. Bilişim
teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri iyi takip eden ve insanların daha fazla internet kullanıyor
olmalarını fırsat bilen işletme, internet üzerinden sipariş verilmesini sağlayan siteyi kurarak bu fırsatı
daha önce yakalayıp değerlendirmeyi düşünemeyenlerin önüne geçer.
Yine teknolojik gelişmelerle yapılan bir inovasyon örneği, nanoteknolojiyi kullanan boyalardır.
Günümüzde hızla gelişen ve gelecekte hayatımızda büyük farklar yaratacak olan önemli bir teknoloji
olan nanoteknoloji, pek çok alanda önemli inovasyonlar için fırsat yaratmaktadır. Nanoteknoloji,
tekstil, boya, taş, su arıtma, elektronik, sağlık, otomotiv, bilgisayar teknolojisi ve sanayinin tüm
kollarında devrim yaratacak nitelikte bir teknolojidir. Nanoteknoloji sayesinde, Amerika ve Uzakdoğu
ülkelerinde zor kirlenen kumaşlar, kırılmayan dayanıklı camlar, kolay çizilmeyen otomobiller,
buzdolabında bozulmayan ürünler, bakteri üremesini engelleyen ürünler, sıcağı soğuğu geçirmeyen
yalıtım malzemeleri, havayı fotosentez yapan nano partikülleri geliştirilmiş ve hayata geçirilmiştir.
Ülkemizde de nanoteknolojinin kullanılmasıyla geliştirilen boyalar rakiplerine göre önemli rekabet
avantajı kazanmış durumdadır.
İnovasyon Döngüsü
İnovasyon, sürekliliği olan ve her aşamasında geri beslemelerin olduğu bir süreçtir. İnovasyon
döngüsü olarak adlandırılan bu süreç, aşağıdaki adımlardan oluşur:
Fırsatların yakalanması: Bir işletmenin potansiyel inovasyon fikirleri için sürekli olarak
fırsatları belirlemesi ve değerlendirmesi gerekir. Bu fırsatlar, işletmedeki çalışanların inovasyon
fikirlerinden, müşterilerin değişen gereksinimlerinden, rakiplerin çalışmalarından, yeni geliştirilen
teknolojilerden veya tedarikçilerden kaynaklanıyor olabilir. Ya da yurt içinde veya dışında herhangi
bir kuruluş veya kişi tarafından yapılan bir araştırma-geliştirme (Ar-Ge) çalışmasının sonuçları veya
yeni bir düzenlemeye, kanuna ya da standarda uyma zorunluluğu inovasyon fırsatlarını doğurabilir.
Rekabet gücünü kaybetmek istemeyen bir işletmenin bu tür sinyalleri zaman kaybetmeden
yakalayabiliyor olması gerekir.
Stratejik seçimin yapılması: İnovasyon faaliyetine başlamak amacıyla kaynak ayırmadan
önce yakalanan fırsatlar arasından stratejik açıdan en önemli olanının seçilmesi gerekir. Bu seçimde
göz önünde bulundurulacak etkenlerin başında müşterilerin gereksinimleri ve istekleri gelir.
İnovasyon için ayrılmış geniş kaynakları olan büyük şirketler bile tüm fırsatları değerlendiremezler.
Asıl başarı, en büyük rekabet avantajını sunan fırsatı seçip inovasyona dönüştürebilmektir.
Gerekli bilginin edinilmesi: İşletmeye rekabet gücü kazandırmada en yüksek potansiyele
sahip inovasyon fikrini hayata geçirmeye başlamadan önce ihtiyaç duyulan kaynakların ayrılması
gerekir. Bu amaçla, öncelikle ürün, hizmet veya sürecin geliştirilebilmesi için gerekli bilgiler bir araya
getirilmelidir. Yazılı olan bilginin yanında yazılı olmayan bilgiye erişmek de büyük önem taşır.
İnovasyon faaliyetinin yürütüleceği konuda yetkin, yerli veya yabancı bir uzmanı işe almak veya
danışman olarak çalıştırmak, yurt içindeki veya dışındaki üniversite veya Ar-Ge kurumlarından
hizmet almak, yazılı olmayan bilgiye ulaşmanın yolları arasındadır. Hangi yol seçilirse seçilsin,
edinilen bilgilerin işletme tarafından özümsenmesi ve mümkün olduğunca yazılı hâle getirilmesi
işletmenin yetkinliğinin ve rekabet avantajının sürdürülmesi açısından önemlidir
Çözümün geliştirilmesi ve ticarileştirme: İnovasyon için gerekli bilgi ve bilgi kaynakları bir
araya getirilip inovasyon projesi tanımlandıktan sonra sıra uygulamaya gelir. Bu aşamada ürün,
hizmet veya süreç son hâlini alana kadar çalışmalar sürdürülür. Pazardan sürekli olarak alınan
bilgilerle desteklenen geliştirme çalışmaları, ürünün, hizmetin pazarlanması veya sürecin ticari
kullanımı ile devam eder.
Öğrenme: Bu aşama, diğer tüm aşamalardaki başarı ve başarısızlıkların değerlendirilmesine,
gerekli bilgilerin üretilmesine ve bunların inovasyon sürecini daha iyi yönetmede kullanılmasına
olanak sağlar. “Öğrenme”nin etkisi diğer tüm aşamalara yansıdığından inovasyonun sürekliliği,
dolayısıyla işletmenin rekabet gücünün sürekliliği açısından büyük önem taşır.
İnovasyon için Gereken Kültür ve Anlayış
İnovasyon, farklı bir kültür ve anlayış gerektirir. Bu farklı kültür ve anlayış, geniş bir vizyona
sahip, değişime ve gelişmeye açık bireylerle oluşturulabilir.
Farklı görmek: İnovasyon, farklılaştırmaktır. Farklılaştırmak için farklı görmeyi öğrenmek
gerekir. “Farklı görmek” dünyaya, yapılana ve yapılacak işe bakışı sorgulamayı öğrenmektir. Önemli
inovasyon fırsatlarını yakalamak ve tehditleri fırsata dönüştürmek farklı görmekle mümkündür.
Risk almak: Tanımı gereği inovasyon, yeniliklere ve değişime açık olmayı, farklılıkları tercih
etmeyi ve doğal olarak risk almayı gerektirir. Başarılar kadar, belirsizliğin getirdiği başırısızlıklar da
inovasyon sürecinin bir parçasıdır. Bu nedenle, inovasyon yapacak bireylerin risk almaya hazır
olmaları, öğrenmek ve gelişmek için başarısızlığı bir fırsat olarak görmeleri gerekir. Ancak bunu
yaparken, gereksiz risklerin alınmaması ve riskin yönetilmesi büyük önem taşır. Belirsizliklerin, risk
yönetimindeki yetersizliklerden kaynaklanmamasına dikkat edilmelidir.
Yaratıcılık: İnovasyon fikirle başlar; bunun için mümkün olduğunca çok fikir üretilmesini
sağlamak gerekir. Yaratıcılık, fikir üretim becerisiyle desteklenmeli ve farklı kavramlar arasında
bağlantı kurulmasını sağlamak için eğitim ve çalışmayla güçlendirilmelidir. Yaratıcılık ve fikir üretme,
her bireyin görevi olmalıdır. Yaratıcılığı teşvik etmek için hiçbir zaman hiçbir fikir eleştirilmemeli,
yüksek düzeyde yaratıcılığı destekleyen bir ortam oluşturulmalıdır.
Müşterinin değerini bilmek: Tüm inovasyonların asıl hedefi müşteri için değer yaratmak
olmalıdır. Müşteri odaklılık, yani müşterilerle sürekli etkileşim hâlinde olmak ve onların
gereksinimlerini anlamak, inovasyon fikirlerinin doğması ve gerçekleştirilmesi için en etkili yoldur.
Sorgulamak: İnovasyon fikirlerinin çoğu merakla doğar. Bu nedenle bireylerin sorgulama
alışkanlığının gelişmesi sağlanmalıdır. “Neden?”, “Nasıl?”, “Neden olmasın?”, “Neyi daha iyi
yapabiliriz?” ve “Nasıl daha iyi yapabiliriz?” gibi sorular herkes tarafından ne kadar çok sorulursa bu
sorulara verilen yanıtlarla organizasyon, ürünler ve hizmetler o oranda farklılaşır ve değişir.
Başarısızlığı hoş görmek: İnovasyon, risk almayı da beraberinde getirdiği için bazı
durumlarda başarısızlık kaçınılmaz olabilir. İnovasyon sürecinde de hata yapmamak mümkün
değildir. Tüm bireylerin inovasyon fikirleri geliştirip inovasyon sürecine dâhil olduğu bir ortam
yaratabilmek için hataları cezalandırmayan bir kurumsal kültür geliştirilmelidir.
İletişim: İnovasyonda başarılı olabilmek için açık bir iletişim, bilgi, deneyim ve fikir paylaşım
ortamının oluşturulması gerekir. İnovasyon sürecinde yaşanan başarısızlıkların çoğu yetersiz iletişim
sonucu ortaya çıkar. Bu nedenle, anlaşmazlıkların çözümünü, iletişimin açıklığını ve sürekliliğini
sağlayan mekanizmalar geliştirip uygulanmalıdır.
İş birliği: İnovasyon fikirleri genelde tek bir kişiden çıkar ama değerlendirmek ve
gerçekleştirmek için pek çok kişiye gereksinim vardır. Dolayısıyla da inovasyon, ekip çalışması
gerektirir. Bireyler arasında etkileşimi kısıtlayıcı yaklaşımlar ve sadece kişisel çabaları ödüllendiren
teşvik sistemleri bu iş birliğini, dolayısıyla inovasyonu baltalar.
Ağlar ve ilişkiler: İnovasyon, güçlü ağların ve ilişkilerin varlığını gerektirir. Ne kadar çok kişi
ve kuruluşla temas halinde olunursa inovasyon fikirlerinin doğması ve gelişmesi o kadar yüksek bir
olasılıktır.
Öğrenme ve bilgi yönetimi: İnovasyon döngüsünün en önemli adımlarından biri olan
öğrenmenin gerçekleşebilmesi ve inovasyonun en değerli kaynağı olan bilginin başarıyla
yönetilebilmesi çok önemlidir. Bu nedenle, kişisel olarak öğrenilenleri kurumlara mal etmeyi sağlayan
bir süreç, yapı ve kültür geliştirilmelidir. Ayrıca bilgi yönetimine önem vermeli ve bilgi yönetim
tekniklerinin öğrenilerek uygulanması sağlanmalıdır.
Kaynaklar:
Elçi Ş, “İnovasyon: Kalkınma ve Rekabetin Anahtarı”, 2006.
Teknoloji Yönetim Derneği, “Eski Köye Yeni Âdet Getirin!”, 2005.
OECD ve Eurostat, “Oslo Manual”, 2005.
Bugün: 14 | Klik: 21 | Sayfa: Inavasyon | İp : 107.20.115.174
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=